DOĞUM SONRASI (Postpartum Dönem)
Doğum sonrası dönem, annenin hem fiziksel hem de duygusal olarak iyileşme sürecine girdiği, aynı zamanda bebeği ile tanıştığı özel bir dönemdir.
Tıpta bu süreç ‘Postpartum dönem’ olarak adlandırılır ve genellikle doğumdan sonraki ilk 6 haftayı kapsar.
Halk arasında ‘40’ı çıkmak’ olarak belirtilen doğumdan sonraki 40 günlük dönemi yansıtır. Ancak her kadının iyileşme süreci farklı olabilir.
1. Fiziksel iyileşme
Rahmin küçülmesi
Gebelik sırasında kaburgaların altına kadar çıkan rahim boyutu, doğumdan sonra göbek deliği hizasına kadar geriler, ancak tamamen eski haline gelmesi için doğumdan sonraki 40 günlük dönem gerekmektedir.
Emzirme ile birlikte salgılanan oksitosin hormonu sayesinde rahim kasılarak hem kanama miktarı azalır hem de rahim küçülür. Bebeği emzirirken hissedilen kasık ağrılarının sebebi budur.
Vajinal akıntı (löşi)
Bebek ve plasentanın doğup rahmin boşalması ile birlikte, doğumdan sonra başta daha kırmızı ve kanlı, sonrasında pembe, sarımsı ve şeffaf bir akıntı olur. Bu akıntıya loşi denir.
Dikiş bakımı
Vaginal doğumda uygulanan kesiler(epizyotomi) veya sezaryen dikişlerinin iyileşmesi için temizlik ve hijyen çok önemlidir. Dikiş olan bölgeler temiz ve kuru tutulmalı, ped kullanılıyorsa sıklıkla değiştirilmelidir.
Memelerde değişim
Süt üretimi ile birlikte memelerde dolgunluk, hassasiyet ve şişlik olabilir. Düzenli emzirme bu durumu engeller.
Emzirme sonrası memenin tam olarak boşalmamasıyla memede süt kalması durumunda, pompayla kalan süt boşaltılabilir.
Sütün tamamıyla boşaltılamaması söz konusu olursa Mastit gelişebilir. Mastit oluşmuşsa; sıcak havlu uygulaması ile birlikte göğüs duvarından meme başına doğru masaj yapılarak memeler pompayla sağılmalıdır. Bunlara rağmen düzelme olmazsa doktora başvurulması gerekir.
Emziren anneleri en çok endişelendiren konulardan biri de meme başı çatlaklarıdır.
Bu çatlakların oluşmasındaki en büyük sebep yanlış emzirme tekniğidir. Hastanede doğru emzirme teknikleri ve emzirme eğitimi alınmalı, çatlaklar oluşmuşsa emzirme tekniğinin tekrar gözden geçirilmesi gerekmektedir.
Oluşan meme çatlakları, ağrı sebebiyle emzirme sürecinin aksamasına sebep olabilir. Bunların önlenmesi ve tedavi için mevcut ürünleri doktorunuzun önerisiyle kullanabilirsiniz
2. Duygusal değişiklikler
Duygu dalgalanmaları: hormonal değişiklikler, uykusuzluk ve yeni yaşam düzeni nedeniyle ilk günlerde ağlama, huzursuzluk ya da endişe gibi hisler yaşanabilir.
Bu durum genellikle lohusa hüznü (baby blues) olarak bilinir ve kısa sürelidir ancak bu belirtilerin uzun sürmesi ve derinleşmesi durumunda doğum sonrası depresyon açısından değerlendirme gerekli olabilir.
3. Emzirme ve Beslenme
Emzirme döneminde süt miktarının yeterli olması için annenin sıvı alımına, dengeli ve yeterli beslenmesine dikkat etmesi gerekir. Vitamin ve mineral takviyeleri ihmal edilmemelidir.
4. Pelvik taban ve egzersiz
Pelvik taban kasları doğumla birlikte zayıflayabilir. Özellikle idrar kaçırma gibi sorunların önlenmesi için pelvik taban egzersizleri ve Kegel egzersizleri önemlidir.
Hafif yürüyüşler, ev içi hareketlilik annenin iyileşmesini hızlandırır.
5. Cinsel yaşam ve korunma
Doğum sonrası 6 hafta cinsel ilişkiye girilmemesi önerilir.
Emzirme, yumurtlamayı geciktirse de hamilelikten korumaz. Uygun bir korunma yöntemi için hekiminize danışmanız önemlidir.
Emzirme döneminde mini haplar, cilt altı implant, spiral, kondom gibi yöntemler doğum kontrolünde kullanılabilir.
6. Kontrol ziyareti
Doğumdan sonraki 6. haftada annenin mutlaka kadın doğum uzmanı tarafından muayene edilmesi gerekmektedir.
Bu kontrolde;
Rahim ve dikiş bölgeleri değerlendirilir.
Emzirme ve psikolojik durum görüşülür.
Korunma planı yapılır.