HAMİLELİK ŞEKERİ (Gestasyonel Diyabet-GDM)
• Gestasyonel diyabet, gebelik sırasında ortaya çıkan ve daha önce diyabet tanısı olmayan kadınlarda görülen geçici bir kan şekeri yüksekliği durumudur.
• Genellikle doğumdan sonra kaybolur, ancak hem annenin hem de bebeğin sağlığını etkileyebileceği için erken tanı ve tedavi önemlidir.
• Gestasyonel diyabet sıklığının etnik özellikleri, risk faktörlerine bağlı olarak değişmekle birlikte %3 ile 25 arasındadır. Tüm dünyada obezite, ileri yaş gebeliklerinin artması ve hareketsiz yaşam tarz nedeniyle sıklığı artmaktadır
Hamilelik şekerinin nedenleri nelerdir?
• Hamilelikte bebeğin besin gereksiniminin karşılanabilmesi için plasenta kaynaklı hormonlar ve bazı metabolik değişiklikler nedeniyle gebelikte insülin direnci artar. Bu durum kan şekerinin yükselmesine neden olur. Vücutta daha fazla insülin üretilmeye çalışılsa da her zaman yeterli olmaz. Gebelikten artan insülin direnci, altta yatan genetik yatkınlık veya mevcut risk faktörleri nedeniyle yeterli cevabı veremeyen kadınlarda hamilelik şekeri gelişmektedir.
• Bazı kadınlarda mevcut risk faktörleri nedeniyle gestasyonel diyabet riski artabilir.
Risk faktörleri
- Gebelik öncesi fazla kilolu olmak
- 35 yaş ve üzerinde olmak
- Ailede tip 2 diyabet geçmişi olması
- Önceki hamileliğinde gestasyonel diyabet tanısı alması
- Önceki hamileliğinde 4 kg ve üzerinde iri bebek doğurmuş olmak
- Polikistik Over Sendromu gibi insülin direncinin olduğu durumlara sahip olmak.
Hamillelik şekeri tanısı nasıl konulur?
• Hamilelikte gestasyonel diyabet tanısının konulması ve tedavi edilmesi hem anne hem de bebek açısından yararlı ve önemlidir, dolayısıyla hamilelere gestasyonel diyabet taraması yapılması rutin olarak önerilen bir yöntemdir.
• Hamilelik ilk tespit edildiğinde anne adayının kan şekeri bakılır, açlık kan şekeri 92-126 mg/dl arasında ise gestasyonel diyabet, 126 mg/dl üzerinde ise diyabet olarak kabul edilir, açlık kan şekeri <92mg/dl ise gestasyonel diyabet taraması 24 ile 28. haftaları arasında yapılmaktadır.
Tarama için iki yöntem kullanılır, tek seferlik 75 gram veya iki aşamalı 100 gr OGTT.
• 75 gr OGTT: Aç karnına yapılmalıdır. Açlık, 75 gr glikoz yüklemesi sonrası 1. ve 2. saat kan şekeri seviyelerine bakılır. Kan şekeri değerlerinden herhangi biri sınır değerinin üzerinde gestasyonel diyabet tanısı konur.(Normal kabul edilen değerler 92-180- 153)
• Diğer bir taramada ise: Öncelikle aç olmaya gerek olmayan 50 gr glikoz yüklemesi yapılır. Yükleme sonrası 1. saat kan şekeri 140 mg/dl altında çıkarsa başka bir teste ihtiyaç duyulmaz. Ancak 140 mg/dl üzerinde çıkarsa hasta risk grubunda demektir ve tanı koymak için aç karnına 100 gr 3 saatlik OGTT uygulanır. Açlık, 100 gr yükleme sonrası 1.,2. ve 3.saat kan şekeri değerlerinden en az 2 tanesi normal değerlerin üzerinde olursa Gestasyonel diyabet tanısı konulur.(Normal kabul edilen değerler açlık 95 – 1.saat 180, 2.saat 155, 3. Saat 140)
• Tek seferlik 75 gr OGTT taraması pratik olması açısından daha kolay bir yöntemdir.
Gestasyonel Diyabet (GDM) bebeği, gebeliği ve anneyi nasıl etkiler?
• GDM’de annedeki yüksek kan şekerleri(hiperglisemi) bebekte de kan şekeri yüksekliğine, bu da bebeğin pankreasından aşırı insülin salınmasına (hiperinsulinemi) neden olur.
Bebekteki yüksek insülin düzeyi, yağ depolanması ve fetal makrozomi denilen kiloda artışa neden olur. Anne karnında yüksek insülin düzeyleri ile doğan bebekler doğum sonrası anneden gelen yüksek şeker düzeyinin kesilmesiyle doğum sonrası kan şekeri düşüklüğü (hipoglisemi) yaşarlar.
Ayrıca bebekteki yüksek insülin, bebeğin akciğer gelişimi için gerekli olan sürfaktan üretimini etkileyerek yenidoğan solunum sıkıntısı (RDS) riskini arttırır. GDM gebeliklerde göreceli oksijen azlığı söz konusu olduğundan bebeklerin kan yapımı artar ve bu da doğduktan sonra polisitemi ve sarılık (hiperbilirubinemi) artışına sebep olabilir.
• İri bebeklerin travmatik doğum ve sezaryen riski artmaktadır.
• Hamileliklerinde GDM olan kadınların bir kısmında yıllar içerisinde tip 2 diyabet gelişebilir. Şeker yükleme testinde kan şekeri değerleri yüksek olan, boy-kilo oranı yüksek, insülin ihtiyacı olan veya daha erken gebelik haftalarında tanı alan kişilerde bu risk daha yüksektir. Dolayısıyla GDM tanısı olan gebeler lohusalık döneminde kan şekeri takiplerini devam ettirmeli, doğum sonrası 2. Ayda ve sonrasında yıllık olarak OGTT ile takip edilmelidirler.
• Ayrıca bu hamilelerde preeklampsi yani gebelik zehirlenmesi ve polihidramnios denilen sıvı artışı ve buna bağlı oluşabilecek olumsuzlukların riskleri de artmaktadır.
Bebekte
• İri bebek
• Doğum travması (omuz takılması, klavikula kırığı, sinir hasarı)
• Doğum sonrası solunum sıkıntısı, kan şekeri düşüklüğü ve sarılık riskinde artış ve yenidoğan yoğun bakıma yatış riskinin artması
Annede
• Preeklampsi (gebelik zehirlenmesi)
• Polihidramnios (su artışı)
• Travmatik doğum ve sezaryen riski artışı
• Tip 2 DM gelişme riski
GDM yönetim ve tedavisi
Gerek diyet gerek insülin tedavisi ile yapılan GDM tedavisi hem anne hem de bebek ile ilgili riskleri anlamlı oranda azaltır. Yani GDM tanı ve tedavisi hem anne hem de bebek açısından oldukça yararlıdır.
Tedavide amaç; kan şekeri düzeylerinin belli değerler içerisinde tutulmasıdır. Hedeflenen kan şekeri değerleri açlık 95, yemek sonrası 1. saat 140 ve 2. saat 120 dir.
GDM tedavisinde ilk adım, diet ve egzersiz ile kan şekerlerinin düzenlenmesidir.
Diyetle GDM’li gebelerin yaklaşık %80- 90’ında amaçlanan kan şekeri kontrolü sağlanabilmektedir. Diyette genel olarak karbonhidrat alımı azaltılıp glisemik indeksi düşük besinler seçilir ve kalori kısıtlaması esasına dayanan diyetler önerilir.
Kan şekerinin takibi gebenin kendisinin parmak ucundan cihazla şeker değerlerine bakması ile sağlanır.
Sıklıkla günde 4 kez sabah aç, sabah-öğle-akşam öğünlerden sonra kan şekeri ölçümleri yapılır.
Diyet tedavisi ile 1-2 hafta içinde amaçlanan kan şekeri değerleri sağlanmadığı takdirde insülin tedavisi başlanır.
Hamileliğe bağlı şekeri olan annelerin tedavisinde ağızdan kullanılan şeker ilaçları (oral antidiyabetikler) tercih edilmemektedir.
Sonuç
Gestasyonel diyabet öyküsü olan bir kadın tekrar gebelik planladığında mutlaka ideal kilosuna gelip, egzersizi ihmal etmeyip, kan şekeri düzeyleri normale döndükten sonra hamile kalmalıdır.
Plansız bir şekilde gebelik gerçekleşmesi durumunda erken dönem hekime başvurup gerekli testlerin yapılıp önlemlerin alınması gerekmektedir.